6/9/2009 ·
  bir aylık ayrılığın ardından yine bloglamaya geldim:) nerelerdeydim neler yaptım? istanbul'da samanyolu tv'de bir aydır stajdaydım bloğum.güzel verimli eğitici eğlenceli bir staj geçirdim.ilk beş gün seminer verildi ardından minik bir sınav ve mülakat.birimlerden ilk önce reji tercih ettim fakat bir hafta sonra yapımlara geçtim çünkü mezun olduktan sonra fakülte değil yüksek okul mezunlarını tercih ettiklerini öğrendim.genel yayın müdür yardımcısı ile görüşüp yapımlara geçtim.yani diziler programlar...ölümsüz kahramanlar isimli programa verdiler.set ve  montajdaydım sete de gidersin dediler fakat dağlarda taşlarda ve gece sabaha kadar çekim yapıldığı için ben sete gidemedim.montajdaydım bir ay boyunca.okulda görmediğimiz bir montaj programıydı kanalda kullanılan.biz adobe premier dersi aldık stv'de ediuse ve velocity kullanılıyordu.bende kaptım bişeyler.çalışanlarçok sıcak samimi davrandılar.stjyer sıfatının ezikliğini çok fazla yaşamadım yaşatmadılar diyebilirim.biz sormadan ordakiler anlatıyordu neyin nasıl bi işleyişi olduğunu.kendimi hiç yabancı hissetmedim.kırk yıldır oradaymışım gibi hissettim.huzurlu mütevazi bir ortamı vardı.
 ölümsüz kahramanlar haftalık olarak çekiliyor.hikaye yazılıp treatment çıkartıllıyor ardından çekim senaryosu casttan oyuncuların ayarlanması.hazırlıklar set vs.çekim günü sete gidiliyor çekimi tamamlanan sahnelerin kasetleri kanala getirilip montaja alınıyor.sahneler planlara ayrılıyor tek tek ardından montajlanıyor after efekte yollanacak sahneler çıkartılıp yollanıyor.after efekt te patlamalar kurşunlar kanlar vs işlemler yapılıp tekrar montaja atılıyor montajda bu kez efektlere sekmeler veriliyormontaj bittikten sonra yönetmen yönetmen yardımcıları montajcılar senarist yapımcı geliyor ve program revizyona giriyor.burada yönetmen montajı izleyip neyi beğenmediğini ve nasıl düzeltilmesi gerektiğini söylüyor bu doğrultuda tekrar montajlanıyor.dublaj senaryosu çıkartılıyor ki buda çekim sırasında oyuncunun senaryodakinden farklı diyalogları tek tek senaryo üzerinde değiştiriliyor.dublaj senaryosu çıkarıldıktan sonra dublaja gönderiliyor ve orada usta tiyatrocular tarafından dublaj yapılıyor.
  fragmanda hazlanıyor yayına hazır hale getiriliyor.

uzun ve meşakkatli bir iş burda bi kaç satırla anlattığım süreç.
nitekim mezun olduktan sonra neye eğililim var neye yok anladım.mesala montaj işi iyi ama ben yapmak istemem.ben işin yapım aşamasında olmayı tercih ederim.ve samanyolu'nda çalışmayı tabiki isterim.bi mezun olalım bakalım hayallerimizi gerçekleştirmek için bu sadece minik bir adımdı:)
21/7/2009 ·

Temmuz 2006 öss sonuçlarını heycanla beklediğim günlerdi ve o yaz bilgisayar sertifikası için Eren bilgisayar kursunun 3.katında Ayhan Hoca'nın dersindeydim.Sonuçların o gün belli olacağını bildirmişti ösym başkanı(her yıl aynı zamanlarda ekranlarda sesini duyup kendini gördüğümüz ve bir dahaki yıla kadar ekranlardan uzak kalacak olan o adam) Ünal Yarımağan.Sınıfta zaten 10 kişydik ve sonuç bekleyen 3 kişi vardı.Ayhan Hocam kaptırmış anlatıyor ve saatler 10:30'u gösterdiğinde kalbim saniyede bilmem kaç kez atıyordu.Kanım vücudumda çivi gibi gezmeye başlamıştı kim takar Ayhan'ı;ama bizimki hala anlatıyo.Haocam bi ara versek dedik,neden diyerek garip bir şekilde bize çevrildi Ayhan'ın gözleri.Öss sonuçları açıklandı da dedik.nee aa yaa...vb gibi şaşkınlık ve birazda merak içeren ifadelerle derse son veren Ayhan yanıma oturdu.Ee hadi bakalım diyeSasirdim ne nasıl yani yok hocam siz gidin ben bakamam ki sizin yanınızda desemde adam siteye benden önce girdi hadi hadi tc ni yaz kız diyerek...gayet kararlı bakacak,çare yok.Eller titreyerek yazıldı tc no.....veeeeeeee o dört gözle beklediğim haber.TC KAYSERİ ERCİYES ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ RADYO SİNEMA TELEVİZYON BÖLÜMÜ:))) o an nasıl bir sevinç yaşadığımı anlatabilirmiyim bilmiyorum ama muhteşem bişeydi.Sevinçten sınıftan çıktım sekreter Hülya ablaya sarıldım:) Tabi anne babayı arama zamanı...ardından telefonlar sonucu soranlar.Kimler aradı şimdi hepsini hatırlamıyorum ama hepsine teşekkür ederim tekrar.Ayhan hoca kendini düşünüyo tabi kız televizyoncu okul bitsin reklamcımız sen olcaksın demiştiHavali bir yılım kaldı hocam geliyorumGülümsüyor
Kurs çıkışı o yolu nasıl yürüdüm bilemiyorum.Telefon konuşmaları,sevinç,hayaller ve 2 yıl çalışmanın ardından kaznamış olmanın haklı gururu.Allah herkese bu sevinci yaşatsın inşallh.
Samsun'dan Kayseri'ye işte böyle uzandı bir yol.
Sonra dersaneden davetiye.2005 2006 yılı öğretim yılı sonunda kazanan öğrencilerimize yemek günü.e haydi gidelim:) Ozamanlar 48 kiloyum tabi.Ye kim ne der bana:))) Gittik yemekler sohbetler kahkahalar tanışmalar ve bizleri yerleştirmeye götürecek hocalar.Bana Melahat düştü.Orta yaşlı tombiş bir hoca.Dersime girmemişti ama Yozgat,Kırıkkale ve Kayseri yolculuğu varmış kaderde.
Ve Kayseri.Önce bir yurt sonra kayıt günü kampüs.Erkenden git sıra al ve başla beklemeye.Neyseki kısa sürdü içeri girdiğimdede beş altı masaya uğradım ve artık Erciyes Üniversitelisin hayırlı olsun dediler elime bişeyler tutuşturup çıkardılar:) Aaa bitti.
Peki şimdi ben nereye gidicemSiritiyorkoca kampüs ben saf gibi bi yer bilmiyorum hocam yurtta.Hemen telefona sarılıp aradım Meloşu.Hocam ben çıktım daaa napcam şimdi:?Bişeyler biyerler tarif etti durağa gidip otobüse binmem lazım ama durak nerde otobüs nerde hepsini bırak ben nerdeyim:) Bi kızı kestirdim gözüme sordum ben nereye gitcem? Saolsun götürdü beni.Şoför amcama da ineceğim yere geldiğimde bana haber vermesini söyledim oturdum hiç bilmediğin bir yerde tanımadığın bir şehirde tek başına olmak ne zormuş ama ben çok mutluydum.İneceğim yere geldim etrafa baka baka ve indim şimdi yurdu bulalım ve bulduk.İçeri girdim dinlendik uyuduk akşam yemek yedik çay içtik diğer gün Kayseriden ayrıldık.Eylül de buluşmak üzere...
İşte Samsun'dan Kayseri'ye uzanan ilk yolculuğumum kısa hikayesiGülümsüyor

Devamı haftayaSiritiyor

21/7/2009 ·
Aşk

Aşk

 Ya ortasındasındır AŞK’ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde.. Ella Rubinntain (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte “sorunsuz” bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir. Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella’yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır. Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar… ve aşkın peşinde kat etmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller… Aşk… kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası… Aşk… Elif Şafak’tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman.  

Habertürk gazetesi köşe yazarı Elif Şafak'ın mart ayında çıkan son kitabı.Aşk kitap içinde kitapdan meydana gelen bir roman.geçmiş ile bugün arasında köprü kurarak yazmış olduğu bu kitapda aşkın kurallarını ve aşka varış yollarını sürükleyici bir üslupla anlatıyor.Doğu batı,gerçek gerçek üstü,ilahi aşk beşeri aşk gibi konuları bir potada eriten bu kitap farklılıkların birbirini besleyip beslemediğini sorguluyor.Kahramanları yahudi asıllı Ella,İskoç kökenli bir ateist olup sonradan müslüman olan A.Aziz Zahara,Tebrizli Şems,Mevlana ve Mevlana ile evlendikten sonra Rum Ortadoksluğundan islamiyete geçen Kerra.
kitap çok farklı coğrafyalardan kişilerden konulardan beslenen geniş bir şekilde aşkı ele alan bir kitap.bende arkadaşımın vasıtası ile kitabı aldım ve okudum.gerçeklten okunmaya değer bir kitap.kütüphanenizde olmasını tavsiye ederim.iyi okumalar...
18/7/2009 ·
  • Filmin Özeti

Alper 30lu yaşlarda, gurme sayılacak düzeyde yemek kültürü olan kendi restoranının sahibi iyi bir aşçıdır. Lüks yaşamayı seven, işinde başarılı ama özel yaşantısını her gün farklı kadınlarla birlikte olarak düzene koyamamış, hayatını; yaptığı yemekler, günübirlik ilişkiler, paralı kadınlar üçgeninde yaşayan birisi iken; Hayatının akışı, bir gün Beyoğlu' nun arka sokaklarında, aradığı eski plak için bir kitapçıya girmesiyle değişir.

Ada 20' li yaşlarının sonlarında, güzel, çocuk kostümleri tasarlayıp diken, Alper' in modern yaşamının aksine çok mütevazı, hayatta fazla inişleri çıkışları olmayan genç bir kadındır. Bir gün eski bir kitabi bulabilmek için Beyoğlu' nda dolaşırken Alper ile ayni kitapçıya girer. Çapkın bir adam olan Alper, Ada' nın güzelliğinden etkilenir ve Ada' yı takip etmeye başlar. Ada' nın aradığı kitabi bulmuştur. ilk sayfasına telefon numarasını yazar. Ada' nın işyerine kadar devam eden takip, Alper' in tanışma bahanesiyle aldığı kitabı Ada' ya vermesiyle son bulur. Ada ve Alper' in yaşamlarında ilk defa karşılaştıkları tutkulu aşkın ilk sinyalleri bu kitapla başlar. Alper kopamadığı özgür hayatinin içersinde Ada' ya yer açmaya çalıştıkça, yaşamının daraldığını fark eder. Aşkı ve özgürlüğü arasında kalan Alper' in sessiz çığlıklarını duyamayan Ada, kendini aşkın rüzgârına kaptırmıştır bir kere; Ve yaşam bir kere daha aşk oyununun perdelerini Ada ve Alper için açacaktır.

Issız Adam, modern hayatın yalnızlaştırdığı insanları anlatan, yemekler, anneler, eski şarkılar ve aşk üzerine bir film.

17/7/2009 ·
bende artık blogcuyum.uzun zamandır aklımda olan bir fikri faaliyete geçirmenin haklı gururunu yaşıyorumSiritiyorne derece başarılı olabilirim neler yapabilir ne derece yaratıcıklar gerçekleştirebilp kendimi bu konuda geliştirebilirim bilmiyorum ama ben bloğumla mutluyumGülümsüyoren yakın arkadaşım sayılır artık.gecenin bu saati internetlerde böyle paylaşımlarım olmamıştı hiç.gerçekten kendimi öutlu hissediyorum.neden bukadar mutlu hissettiğimi bile bilmiyorum:) siz sevgili arkadaşlarım mutluluğuma ortak olurmusunuz?sizi ve bloğumu seviyorum:)

« Önceki ::